| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Image Hosted by ImageShack.us Sağ klikle

Kardemin Diyari

Pps Video Sesli Şiir Fıkra Aşk Hikayesi Gizem ve Kıssadan Hisse Sesli Çocuk Masalları Oyun İndir Sağlık Radyo Tiyatrosu Biyografiler Spor Haber

Yazılar
 

Kadınlarda Saç Dökülmesi, Sebepleri - Casper_m

  

KADINLARDA SAÇ DÖKÜLMESİ,SEBEPLERİ

KADINLARDA SAÇ DÖKÜLMESİ

Dünyada herbeş kadından birinde ani saç dökülmesi görülmektedir.bu durum insanlar için can sıkan bir hal alabiliyor.Saç insanın görüntüsünde,psikolojisinde,sosyalleşmede ve günlük yaşantıda önemli bir yer tutuyor.saç dökülmesinin en önemli nedenlerini ve bunları nasıl engelleyebileceğinizi biliyor musunuz?
Bilimadamları her 5 kadından birinin saç dökülmesi sorunuyla karşı karşıya kaldığını ve böylelikle bunun sadece bir erkek sorunu olmadığını belirlediklerini söylüyorlar. Ancak korkmayın, çünkü kadınların erkeklerden farkı; saç dökülmesi nedeninin saptandıktan sonra engellenebilir olması. İşte size 10 neden ve 10 çözüm sıralayalım
Erkeklik hormonları: Kadınlarda saç dökülmesinin en önemli nedeni; erkek cinsellik hormonlarıdır. Saçın gelişmesini sağlayan hücreler androjen hormonuna karşı hassasiyet göstererek aniden işlevlerini kaybetmeye başlarlar. Androjen hormonundan kaynaklanan saç dökülmesi kalıtsaldır. İyi haber; hormon terapisi saç dökülmesini durdurabilir. Antiandrojen ve östrojen içeren doğum kontrol hapları ile doktor kontrolünde tedavi sağlanabilir.


Doğum:

Gebelik sırasında birçok kadının saçları gürleşir ve güzelleşir. Bunun nedeni; vücudun östrojen hormonunu daha fazla salgılamasıdır. Doğumdan sonra östrojen hormonunun miktarı azaldığından saçlar da dökülmeye başlar. Endişelenmenize gerek yok; çünkü bu saçlar östrojenin gebelik sırasında koruduğu saçlardır.

Tiroid bezi bozuklukları:

Tiroid bezinin az ya da aşırır çalışması saç dökülmesine yol açan önemli bir faktördür. Yorgunluk ya da asabiyet, hiçbir neden yokken kilo alıp verme, ateş basması ya da üşüme tiroid bezi bozukluğunun belirtilendendir. Bu durumda doktor kontrolünde hormon ya da iyot tabletleri kullanarak sorununuzdan kurtulabilirsiniz.

Vitamin ve mineral eksikliği:

Bilinçsiz beslenme ve diyetler saçı olumsuz etkiler. Vitamin, mineral ve protein eksikliği saçı cansızlaştırarak dökülmesine yol açar. Sağlıklı saçlar için B6, B12, C, E ve biyotin vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, kalyum, çinko, bakır ve demir gibi amnioasitler de çok önemlidir. Eğer bu maddeler sağlıklı bir beslenme ile elde edilemiyorsa tabletlerden yararlanabilirsiniz.

Kepek:

Sağlıksız bir saç derisi, saç köklerini besleyen maddelerin köklere ulaşmasını engeller. Bu da saçların dökülmesine neden olur. Saç dökülmesini engellemek için kepeğe karşı etkili bir şampuanın düzenli olarak kullanılması gerekir.

İlaçlar:

Bazı tıbbi maddeler saçların dökülmesine yol açabilir. Kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi, hipertansiyon ilaçları ve kolestrol düşürücü ilaçlar saçın gelişimini engelleyebilir. Bu durumda doktorla görüşülerek mümkünse ilaçların değiştirilmesi istenebilir.

Amalgam:

Hemen hemen bütün ağır metaller gibi, diş dolgusunda kullanılan amalgamdaki civa da saç dökülmesine neden olabilir. Böyle bir saç dökülmesinin söz konusu olup olmadığı saç minerali analiziyle anlaşılabilir. Bu metalin vücuttan uzaklaştırılmasıyla birlikte saç dökülmesi durur.

Stres:

Stres ve diğer psikolojik sorunlar vücut işlevlerini sekteye uğratırlar. Bu durum saçlara da yansır; saçlar daha hızlı dökülmeye ve daha yavaş uzamaya başlar. Bu durumda tek çözüm yolu vardır; stresten uzak durmak.

Mevsim değişikliği:

Bazı kişilerde ilkbahar ve sonbaharda normalden daha fazla saç dökülmesi görülür. Ancak bu endişe edilecek bir durum değildir. Saçlar bir süre sonra kendilerini toparlarlar.

Bağışıklık sisteminde sorun:

Saçların aniden tutam tutam dökülmesi ve saç derisinde açıklıkların oluşması saçkıranın belirtileridir. Uzmanlar bu durumu şöyle açıklarlar: “Saç kökleri vücut tarafından adeta yabancı bir madde gibi zarar görürüler.” Saçlar genellikle kendiliğinden eski haline dönerler, bazen bu onarım için aylar gerekebilir. Çinko tabletleri tedaviyi kolaylaştırabilir.

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :sağlık
Casper_m
18 Mayıs 2008
00:03
Yorumlar :0
 
 
 
 

Mustafa Kemal'in Yazdığı Kitaplar - Casper_m

MUSTAFA KEMAL'İN YAZDIĞI KİTAPLAR

Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının her döneminde kitapla bütünleşmiştir. Bu okuma sevgisinin kendisine sağladığı bilgi birikimini zaman zaman yazmaya dönüştüren Atatürk, yaşamının farklı dönemlerinde farklı konularda kitaplar yazmıştır. Yazdıkları gerek güncelliği, gerekse yol göstericiliği açısından bu gün dahi tartışmasız greçekleri içermektedir. O'nun günümüzde hala geçerliliğini koruması ileri görüşlülüğünün ve akılcılığının göstergelerinden biridir. Mustafa Kemal, özellikle II. Meşrutiyet'in (23 Temmuz 1908) ilanından sonra tüm dikkat ve çalışmasını askerlik üzerine yoğunlaştırılmıştır. O,mesleki bilgileri artıracak yayınların yapılmasını gerkli görüyordu. Bu amaçla mesleğinin ilkn yıllarından itibaren askerlikle ilgili birikimlerini aşağıda isimleri belirtilen kitaplarda toparlanmıştır.

  • a) Takımın Muharebe Talimi
  • b) Cumalı Ordugahı
  • c) Tabiye Tatbikat ve Seyahati
  • d) Bölüğün Muharebe Talimi e) Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (Subay ve Komutan ile Konuşmalar)
  • f) Tabiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
NUTUK
Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başlayarak, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı'nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir.
Atatürk'ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan İkinci Kurultayı'nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır. Nutuk yalnız geçmiş devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp, yakın tarihimizden alınan ibret dolu tecrübelerle, milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır.
Nutuk, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir.
Nutuk ilk defa 1927 yılında, biri asıl metin, diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl, tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra, bu ilk metnin okunması güçleştiğinden, 1934 yılında, Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden basılmıştır. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır.
BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ
"Bölük Muharebe Eğitimi" olarak yayınlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. Meskun yerlerin sınırlayıcı durumlarının muharebeye etkisi, savunma mevziinin seçimi, savunma mevziinin hazırlanması, ateş sahalarının temizlenmesi, ateş taksimi, ateş tutmayan ölü bölgelerin kapatılması ve mevziin işgali gibi savunmanın esasını oluşturan konular işlenmiştir. Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen, ilerleme, ateş üstünlüğü, ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır. Genç Kurmay Önyüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından, Almanca aslından tercüme edilen ve bağlı olduğu ordunun eğitimine katkısı olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe'ye çevrilmiştir.
CUMALI ORDUGAHI
Cumalı Ordugahı; Makedonya bölgesinde, Köprülü - İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ordugahta, 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa'nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, "Cumalı Ordugahı" adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır. Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte, ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katılanların yararlanmasını yeterli görmemektedir. Bu yüzden, 10 gün süren bu tatbikat sırasında tututuğu gözlem notlarını, hazırlanan meseleleri ve komutanların yaptıkları eleştirileri yazmış, bol kroki ile küçük bir broşür haline dönüştürmüştür. 12 Eylül 1909'da tamamladığı bu eseri, Selanik'te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır.
TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ
Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann'ın "Seferber Mevcudunda Takım, Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri" adlı eserinin ilk bölümünü oluşturmakta olup, Selanik'te 3.Ordu Karargahı'nda görevli, Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından Almanca'dan Osmanlıca diline çevrilmiş ve 1908 yılında Selanik Asır Matbaasında basılmıştır. Kitabın özü; seferi tam mevcutlu bir takımın, değişik hava şartları ve çeşitli arazide, basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulaması, avcı hattı teşkiliyle bir avcı hattının ateş muharebesi üzerinde toplanmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, subayların arazide yetiştirilmesini amaçlayan tatbikatın, önemini vurgulayan bu eserini, 1911 yılında 5. Kolordu Harekat Şube Müdürü iken yazmıştır. Bu eserde, karşılıklı olarak kırmızı ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kılkış arasında yaptıkları savunma ve taarruz uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır.
TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ
Bu eserinde, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında, komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı, elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında, kişisel cesaret, başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli, astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir. Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğremiş olmanın yeterli olamadığı, bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir.
GEOMETRİ
Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.
SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR
"Subay ve Komutan ile Konuşmalar" Atatürkün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada, Nuri conker'in "Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)" adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır.
Genç subayın, içinde bulunduğu ordudaki aksaklıkları, hataları nasıl sezdiğini; bunlara karşı tepkisiz kalmayarak üst makamlara hatalar ve çözüm yollarını nasıl sunduğunu; ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasal durumdan duyduğu acıları kitabın birinci bölümünde bulmaktayız. Atatürk, bir subayın taşıması gereken özveri, ölümü göze alma, emri altındakileri sevk ve idare edebilme, taarruz ruhu, insiyatif özellikleri hakkında, Nuri Conker'in görüşlerine katılmış ve kendi düşüncelerini de çeşitli örneklerle destekleyerek açıklamıştır.
Bunların yanı sıra, Türk kadınının, aslında toplumu yaratmada çok etkili olabilecekken, suskunluğu seçtiğini bütün açıklığıyla ortaya koymaktan kendini alamamıştır. Türk ulusu hakkında ise "kuşkusuz bizim ulusumuzun karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye ve istenen şekle girmeye elverişlidir. Fakat kendi kendisine olmak koşuluyla..."dedikten sonra, dışardan ulusumuzun karakterine yapılmak istenen etkilerin amacına ulaşamayacağını vurgulamıştır.
Subaylarda ve erlerdeki inisiyatif özelliğine eserinde geniş bir bölüm ayıran Atatürk, kendi dönemindeki ile daha önceki dönemlerde Osmanlı ordusunu kıyaslamıştır. Özellikle Trablusgarp Savaşı'nda edindiği deneyimler ile kendiliğinden hareket ve iş görme özelliğinin, olması gereken sınırını göstermiştir.
Atatürk, eserin son bölümünde, Kuzey Afrika'da birlikte çarpıştığı korkusuz ve yiğit silah arkadaşlarını anmış ve onları "yüksek askerlik niteliklerine" sahip insanlar olarak tanımlamıştır. Bu davranışı O'nun diğer bütün üstünlüklerinin yanı sıra insancıl yönüne de tanıklık eder.
|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :atatürk köşesi
Casper_m
17 Mayıs 2008
23:30
Yorumlar :0
 
 
 
 

Şehitlerimiz - Casper_m

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :video
Casper_m
17 Mayıs 2008
19:52
Yorumlar :0
 
 
 
 

Biryan - Nevşehir Yöresi - Casper_m

Malzemesi:

  • 1 kg. iri doğranmış dana eti
  • 3 adet kuru soğan
  • 2 su bardağı pirinç
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ Karabiber Tuz

Yapılışı:

Pirinci ılık tuzlu suda bekletin. Tencerede ince kıyılmış soğanla birlikte eti kavurun. Et suyunu bırakıp çekince karabiber, tuz ve 6 bardak su ilave edin. Et pişince önce suyu süzülmüş pirinci tepsiye yayın. Üstüne eti boca edin. Pirincin etle karışmasını sağladıktan sonra 150 derecelik fırında 40 dakika pişirin. Tereyağını kızdırıp, pilavın üstüne döküp, servis yapın.

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :yemek
Casper_m
17 Mayıs 2008
19:41
Yorumlar :0
 
 
 
 

Baharla Geleceksin - Casper_m

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :şiir
Casper_m
17 Mayıs 2008
19:16
Yorumlar :0
 
 
 
 

Cenaze Arabası Şoförü - Casper_m

Cenaze arabası şoförü bir kıza seslenmiş -'şişt... Kız gelsene arabayla gezelim.'  kız da:

'Hadi ordan be ! Deyince adam : 'sen ne diyon be millet bu arabaya binmek için ölüyo ölüyoooooo

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :mizah
Casper_m
17 Mayıs 2008
13:59
Yorumlar :0
 
 
 
 

Patates Çiceğini Hiç Gördünüz mü? - Casper_m

Patatesin kısa ömürlü olan çiçeğinin ayrı bir güzelliği bulunuyor. Kar beyazı rengi olan patates çiçeğinin, göbek kısmındaki sarı renkli henüz olgunlaşmamış tohumu ise çiçeğin içerisine sanki insan eli ile yerleştirilmiş küçük bir mısıra benziyor. 15-20 gün gibi kısa ömürlü olan bu güzelliği görmek için bir yıl daha beklemek gerekiyor.
|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :çicek ve bitkiler
Casper_m
17 Mayıs 2008
13:31
Yorumlar :3
 
 
 
 

Yaralı Güvercin - Çocuk Masalı - Sesli - Casper_m

 - Casper_m

Ali bahçeye oynamaya çıktı. Canı çok sıkılıyordu. Aklından “Bir arkadaşım olsa da oynasam !” diye geçirdi. Bu sırada önüne bir şey düştü. Ali önce korktu. Sonra düşen şeye doğru baktı. Bir de ne görsün? Bu bir güvercindi.

Zavallı kuş yaralıydı. Kanadı kanıyordu.

Ali kızarak “Kuşlara taş atan yaramaz çocukların işidir bu!” dedi.

Güvercin çırpınıyordu. Ali’nin başına şimdiye kadar böyle bir şey gelmemişti. Yaralı bir kuş nasıl iyi edilir, hiç bilmiyordu. Aklına dedesi geldi. “Dedem bilir; onu çağırayım” diye düşündü.

Hem dedesi ona ikide bir “Ben her şeyi bilirim. Çünkü yaşlıyım. Şimdiye kadar çok şey gördüm, duydum ” demez miydi?

Gerçekten Ali’nin dedesi yaralı bir güvercinin tedavisini biliyordu. Önce kuşun kanadını temizledi. Yaralı yere ilaç sürdü. “Şimdi işimiz beklemek. Ya ölür, ya yaşar ” dedi.

Bir yandan da güvercini avuçlarına aldı. Sonra ona dikiş sepetini boşaltıp rahat bir yatak yaptı.

Ali dedesine “Ne olur dede, güvercin benim yanımda kalsın!” diye yalvardı.

Ali o gece sabaha kadar uyumadı.Güvercinin başında bekledi.

Sabah oldu. Horoz uzun uzun öttü. Ali biraz dalmıştı ki yerinden sıçradı. Hemen güvercine baktı.

Güvercin ayağa kalkmış, gagasını “tak tak ” diye sepete vuruyordu.

Dede de merak edip koştu. Manzarayı görünce çok neşelendi.

- “İyice iyileşti. Çünkü karnı bile acıkmış” dedi.

Ali mutfağa gidip kuru ekmek getirdi. Ekmekleri ufalayıp güvercine yedirdiler. Güvercin keyifle ötmeye başladı.

Ali ile dedesi sevinçle kucaklaştılar. Artık Ali’nin yeni bir arkadaşı vardı.

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
 
 
 

Tişört Katlama Sanatı - Casper_m

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :video
Casper_m
15 Mayıs 2008
18:00
Yorumlar :0
 
 
 
 

Gününüz Neşeli Olsun - Casper_m

|^^^^^^^^^^^^^^^^^\ ||\
|__ Emeğe Saygı..._| | |'""|""\___
|_____________ l | | __| __| ___|)
(@!)!(@)"""""**|(@) (@)****|(@)
Etiket :gifler
Casper_m
14 Mayıs 2008
23:18
Yorumlar :2
 
 
 

Zirve100 Toplist
Beni Facebook'la!